
Dün gece;
Alkol komasına girmek üzere olan bedenimi yatağa zorla sürüklüyorum ama nedense yatağı görünce yeni bir ağlama krizine giriyorum.Koca yatağın bir köşesine büzüşüp kalıyorum öylecene.Biri sarılsın diye bekliyorum.İstiyorum ki bilincim kapansın,hiçbir şey hissetmeyeyim.Evde ki bütün hapları toplayıp yutmayı yada bu yorgun bedeni camdan aşağı fırlatmayı düşünürken yakalıyorum kendimi….
Dik dur Başak diyorum !Dik dur! Sen yıkılmak nedir bilmeyenlerdensin.Acı çekebilirsin ama gene de dik dur!Kaderine inat,hayata inat dik dur!
Neden sonra uykuya kapanıyor gözlerim.
Sabah saat 5:00 ;uyanıyorum,bir yanım acıyor sanki.Fiziksel bir acı olmasa da tüm bedenim de hissediyorum varlığını.Kalkıp tüm odaları dolaşıyorum,ıssızlığımın farkındalığında…Telefonlara bakıyorum bir küçük umutla…Mesaj yazmak istiyorum ,gururum karşıma dikiliyor.’Olmuyorsa zorlama ‘diyor.Kendimi uykunun güvenli kollarına bırakıyorum bir kez daha…
Bu sabah;
Dün kü o neşeli kızdan eser yok,onca hayali kuran ben değil de başkasıydı sanki.Boğazımda bir yumru ve kalbimde kocaman bir sıkıntı annemin fotoğraflarına bakıyorum her çaresiz kaldığımda yaptığım gibi.Şimdi bir odadan çıksın dizine yatırsın beni,saçlarımı okşasın,gözyaşlarımı silsin istiyorum.Şu hırçın ,inatçı başına buyruk kızının içinde ki düğümleri birbir çözsün istiyorum.Ama işte O bile terk edip gitmiş beni ‘adam’ gitse çok mu?
Dik dur diyorum kendime.Hani çok sevsen bile ,arkana bile bakmadan gidebilirdin ya sen bunu bilerek yaşıyordun ya …Hadi yap şimdi diyorum kendime.Hadi kaldır rafa tüm hayallerini ,hadi alış yeniden yalnızlığına,hadi mühürle kalbini yeni baştan…
Korkmayın elbette yapacağım.Önce kendimi dışarı atacağım ,vuracağım yeniden yollara.Fotoğraf çekeceğim gene bol bol.Mutlu insan fotoğrafları ,belki sırrını öğrenebilirim fotoğraflarım anlatır bana .Uzak uzak yerlere gideceğim.Son kalan gücümle köklerimi sökeceğim topraktan,kuş olup uçacağım.Bilinmezliğe…Bilinmeyene