
Bir an için,
Ben susuyorum...
Sonunda virgül değil nokta olan aşklara...
Evet tüm hafta sonu ortalarda gözükmeyen bu kız size söylemeden kalktı Ankara’ya gitti.Açıkcası bu aralar bu habersiz yolculukları çok yapacağa da benzer…
Kafası gene karışık,gene biraz aşık ama bu kez temkinli …Baharında yavaş yavaş kendini hissettirmesi ile kendini havaların o aşk kokan hallerine kendini kaptırmamaya yeminli…
Ankara’dan ayrıları iki saat oldu.Şu an Bolu sınırları içinde güneşle birlikte seyahat etmekteyiz.Hiç sevmediğim halde koridor tarafında oturuyorum ama Allah’tan gidiştekinden kat be kat iyi bir yol arkadaşım var.Şeker mi şeker bir teyze….
Çok uzun uzun yazamayacağım buradan sizlere ama şu kadarını söyleyebilirim ki akşama sizi muhteşem bir fotoğraf şöleni bekliyor.Eeeh Başak bu nereye giderse gitsin fotoğraf çekmeden dönmez.Bu kez benim objektifimden Ankara Kalesi-Ulus’u izleyeceksiniz…
Ayrıca buradan bana tatlı bir sürpriz yaparak Kişisel Blog Ödülüne layık gören sevgili Haykırış’a da çoook teşekkür etmek istiyorum.Gerçekten şuan öyle iyi geldi ki…
Şimdilik benden bu kadar…Az kaldı unutuyordum…İki günde öyle çok şeyi özledim ki;
Hayat arkadaşım kedoşum Gümüş’ümü
Kuzenim ,ev arkadaşım Damlayı
Öykünün sabahları neşe dolu yazılarını okumayı
Deniz kokusunu
Yatak odamın camında çığıran martıları…
Evet tüm başı bozukluğuyla İstanbul’u…
Hiç uyumayan,yorulmayan gece gündüz yaşayan şehir İstanbul’u…
Bekleyin geliyorum…J
Fotoğraf benden.
Babacığım…
Senden ayrılalı 6 sene geçmiş dün.6 koca sene be baba.Daha yeni birbirimizi bulmuştuk beni bırakıp gittiğinde…
Biz hiç o babasına aşık kızla ,muhteşem baba olamadık seninle.Neden olamadığımızı çok düşündüm ben,çok ağladım üzerine.Zamanı geri almak istedim,bir şeyleri değiştirmek için.Gene de anılar var ya baba.Az da olsa o güzel anılar;
Hatırlar mısın ?Ne zaman korku filmi izlesek ben hemen kucağına saklanırdım mesela.Yada tüm çocukluğum boyunca odamdan gitmeyen hayaletlerden gecenin 3’ünde sen kurtarırdın beni.Hani bir kez peşinden çatıya çıkmaya çalışmıştım tahta merdivenden de inememiştim sonra,sen kucağında indirmiştin beni….
Kalbinde piller vardı senin baba ve ben o pillerin tik tak yapan sesini senden sonra başımı koyduğum tüm erkek göğüslerinde aradım baba.Bulamayınca da daha bir sıkı yasladım başımı bir umut belki derinden de olsa gelir bir ses diye…
Gelmedi baba…
Senin geri gelmediğin gibi ,annemin gelmediği gibi gelmedi baba.!
Gelmeyince kaçtım ben hep baba.Bir köşe başından sen çıkarsında bu kez durdurursun belki beni diye.Bu kez bana gençliğini anlatırsın diye,bu kez bir kere olsun ‘Kızım seni çok seviyorum ‘dersin diye…
Kimse beni durdurmadı beni ,sen gittiğinden beri.Kimse gurur duymadı benle ,kimse gerçekten sevmedi beni ve kimse kızım demedi baba sen gittiğinden beri…
Bazen hala geceleri uyanıp sana sesleniyorum baba.Gelmeyeceğini biliyorum ama ‘baba’ diyebilmeyi özlüyorum be baba!!!
Biliyorum bir yerlerden bakıyorsun bana.İşte benim kızım diyorsun gururla,hiç okşayamadığın saçlarımı okşuyorsun usulca .Ama şu boşluk var ya baba,ne yapsam, ne etsem dolmuyor be baba…
Bazen sokaklarda kız çocukları görüyorum elleri babalarında.İçim acıyor baba,elime bakıyorum şu yaşımda baba,keşke benimkini de tutan olsa diye.İnsanların babalarını kıskanıyorum ben baba!!
Beni o kadar babasız bıraktın ki….
Ve ben o kadar senin sevgine muhtaçtım ki…
Şimdi gelsen gene ,hiç bir şeyi beğenmesen gene ama gelsen,hep başkalarının çocuklarını örnek versen kızacağımı bile bile ama gelsen,rüzgarına kapılıp başıma iş açmayayım diye kitaplarını saklasan benden gene ama gelsen.
‘Söz bu kez dizinin dibinde kalacağım ,hani sen derdin ya kızların yeri babalarının dizinin dibi diye,kalacağım bu kez baba,sen git artık desende kalacağım baba!Ne olur gel baba!!’
Seni çooook seviyorum Baba’m
Not:Öykü’m ve Bedardem’im ne olur affedin beni…
Bugün ayın kaçı ?Unuttum ..Günlerden ne ?Sanırım Pazar olmalı…Peki sevgilim nerede?
Az önce gitti…
Vaktim olsa yazacaktım ama o kadar koşuşturmalı geçti ki şu son bir hafta yazamadım size.Hani ‘bir adam’ vardı demiştim.Beni isteyen ,ısrar eden…ve Ankara’da yaşayan…
İşte sonunda bu hafta sonu büyük buluşma gerçekleşti.
Cuma gecesi saat 11 Ataşehir Nilüfer Turizm terminali
Aylar sonra makyaj yapmış ,hanidir giymeyi unuttuğu feminen kıyafetlerini giymiş,iki dirhem bir çekirdek ben ,heyecandan ve korkudan ölmek üzere gergin gergin tırnaklarımı kemiriyorum.Çevrede ki herkese tek tek bakıyorum,ödüm patlıyor tanıyamazsam diye..Gördüğüm tipler beni daha da geriyor açıkcası…Arabadan inip içeri giriyorum.18:05 Ankara otobüsü geldi mi diyorum görevliye.Birazdan burada olur diyor.Volta atmaya başlıyorum deli gibi.Ve sonunda otobüs terminale iniyor.Allah’ım öleceğim şimdi diyorum içimden.
Tanıyorum…Ama elim ayağım birbirine dolaşmış bir şekilde.Ne desem ne yapsam bilmiyorum .O çok rahat gelip sarılıyor,o ilk sarılıştan ne çok şey bekliyorum.İçimde binbir tereddüt var benim,geçmişim bir ayağımdan çekiyor hep beni.İçimde susmayan sesler var,kulağıma kötü şeyler fısıldıyorlar.
İlk 12 saat kendimle kavga ederek geçiyor.Sonra içimde sağlam kalan tek ses ‘Başak kızım toparlan artık diyor ,bırak geçmişinin elini,vedalaş artık onunla diyor.Canını yakmaktan vazgeç artık diyor.Dediğini yapıyorum.Geçmişime el sallıyorum usulca,şimdi artık o var bir tek.Ne önümde ne arkamda sadece yanımda…
Zaman geçiyor ,akıp sessizce su gibi gidiyor ve ayrılık anı geliyor.Hiç sevmedim ben kısada olsa tüm ayrılıkları,bunu da sevmedim…
Daha şimdiden özledim ‘Adam’ı…
Ben galiba…
İnanayım istiyorsun sözlerine ve hatta seveyim istiyorsun seni ya….
Her şeyi anlayabiliyorum bu tuhaf hikayede de anlamadığım bir şeyler var;
İnsan bu denli sevdiğini söylediği insanı nasıl üzer göz göre göre…
Sen sırf bana kolay galeyana geldiğimi göstermek istedin diye üzülmeli miydim ben?uykusuz bir gece daha mı geçirmeliydim sen istedin diye ..Sigara üstüne sigara mı yakmalıydım?Öfkeme hakim olamayacak noktaya gelmeli miydim sahi sırf sen istedin diye…
Şimdi söyle bana sen gerçekten seviyor musun beni?
Sen söyle gerçek mi bu sözlerine vurduğun sevgin…
Ben sevdiklerim üzülmesin diye bazen kendimi üzerim onların yerine,eksiklerini görsem de söylemem sevdiklerime incinmesinler diye..
Şimdi sen söyle bana gerçek mi sevgin diye?
Evet öğrendim sevgilim;ben kolay galeyana geliyorum ve hatta çoğu zaman ufak şeyleri büyük problemler haline getiriyorum.Bu aralar ekstra huysuzumda üstelik,kızacak bir şey de arıyorum çokca…
Öğrendim sevgilim,öğretirken hayat ,öğrenmem gerekenleri umutlarımı da kırdı ama sana dair,sen göremesen de incindim de üstelik.Öğrendim ama, boşa hayal kurmamayı mesela ,çünkü küçücük bir şeyin üzerine binlerce hayal kurmakta bir nevi galeyana gelmektir.
Öğrendim sevgilim,sen bu gece uyurken ,ben uykusuzluğa mahkumken öğrendim her şeyi.
Öğrettin…
Tebrik Ederim…
Geride bıraktığımız gün Kadınlar Günü değil,Dünya Emekçi Kadınlar Günü…Türkiye de ilk kez 1921 yılında daha Atatürk hayatta iken Emekçi Kadınlar günü olarak kutlanmaya başladı.1980 Askeri darbesinden sonra 4 sene boyunca kutlanmayan Emekçi Kadınlar Günü sonrasında kimi kadın dernekleri tarafından kutlanmaya başladı ve bugün birçoklarınızın dile getirdiği üzere Kadınlar Günü halini alıp sanırım o da popüler kültüre yenik düştü.Acaba bugün birbirinin Kadınlar Gününü kutlayan kaç kişi 1975 yılında Birleşmiş Milletler programı altında Türkiye 1975 Yılı Kadın Kongresi yapıldığını biliyordu.Yada daha vahimi aşağıda yazacağım istatistik verileri;
Yeryüzüne kadın olarak geldiğime kaç kere lanet ettim bilmiyorum ama hiç utanmadım kadınlığımdan!!!
Ya siz hiç utandınız mı insanlığınızdan???
Ben utandım,bu yazıyı yazarken…Ve maalesef şiddete maruz kalmış bir kadın olmaktan …