24 Mayıs 2011 Salı

Damdan Düşer Gibi,öylecene ansızın...



İlk kez hissettiğim birşey bu...



Çok ansızın oldu,önce derin bir korku duydum.Sonra şaşkınlık ve tedirginlik.






Dün gece uzun süredir izlemek isteyipte izleyemediğimiz Aşk Tesadüfleri Sever'i izledik karı koca .



Bu güne kadar izlediğim tüm filmlerde başrol kahramanıın yerine kendimi koyardım,okuduğum kitaplarda da hep aynısı olmuştur.İçine kendinizi yerleştirebildiğiniz filmleri ve kitapları daha bir benimseriz sanki.En azından bana öyle olmuştur hep.



Bu kez öyle olmadı,bu kez Deniz içinde Özgür içinde ağlayan bir anneydim ben.Ya benim çocuğumunda başına böyle şeyler gelirse diyen bir anneydim filmi izlerken.



İlk kez hissettiğim bir şeydi bu,kendimden evvel başka bir canlının varlığı için koyu derin tarifsiz bir korku duymak ,hatta ortada bir şey yokken vesveseli bir endişe duymak....Annelik bu olsa gerekti...



Evet ,9 haftalık hamileyim.Hiçbir zaman hazır olmayacağım annelik statüsüne ansızın hazırlanmak zorunda kaldım.Vakitsizdi diyemem,istemiyorum diyemem,ama ne düşüneceğimi de bilmez bir haldeyim.Endişelerim ,korkularım,heyecanlarım var...

En çok ta yazacaklarım...

Öyle çok şey birikti ki içimde bunca zamanda,böyle damdan düşer gibi ansızın öylesine bunları yazıverdim işte...


Sevgiyle KALIN....

17 Aralık 2010 Cuma

DUYDUK DUYMADIK DEMEYİİİİN...

Öyle çok şeyle uğraşmak zorunda kaldım ki şu son dönemde size ancak şimdi bu kısacık öğle molasında haber verebiliyorum...

Biraz ani de olsa ,üzerine kapı arkası dedikoduları da edilse ,durdunuz durdunuz da kışın ayazını mı buldunuz dense de ve hatta muhtemel soğuğu hiç sevmeyen ben gelinlik ile donma noktasına gelecek te olsa;

EV-LE-Nİ-YO-RUM....

25 Aralık 2010 Cumartesi günü saat 18:45 te Kadıköy Evlendirme Dairesi A Salonunda ' Evet' diyeceğim , dışarıda yağan kara inat papatyadan taçlı duvağımla...

Kafam yoğun,kalbimin içi karışık...Evlilik gerçekten zor karar ...Hani hep filmlerde izlerdik.Kız adamın teklifine 'evet ' der ve birlikte sonsuz mutluluğa doğru yürürlerdi.Hatta bir sonraki sahne de gelinlik ve damatlıkla görürdük onları ya 'YALANMIŞ' ...

Hiç öyle olmuyor ,yapman gereken bir sürü iş, bulunması gereken onlarca orta yol,alttan alman gerekenler,üste çıkman icap edenler ... Yazsam roman olur derler ya öyle işte...Kaldı ki benim ki en radikal evlilik hikayelerinden biri.Malum ana yok baba yok,dolayısıyla çocuğumun mürvetini göreceğim diye ortalığı birbirine katan birileri de yok...

Neyse sonuçta bu deli kız ,gelecek cumartesi günü hayatında yeni bir sayfa açıyor.İlk satırı bir küçük 'Evet ' olacak olan bu yeni sayfada yer almak isteyen herkesi umutla bekliyor olacağım...

Sevgiyle Kalın...

23 Kasım 2010 Salı

Karar (lılık)


Aşkında bir tür hayata karşı kararlı olma durumu olduğunu hiç tahmin edemezdim...Ama öyleymiş.Mutlu olmaksa istediğin,önüne ne çıkarsa çıksın,maziden ne çıkıp bulursa bulsun seni aynı yolda yürüyebilmekmiş Aşk...


Tereddütsüz...Tereddüte yer yokmuş aşk'ta...Düşünmemek lazımmış.Kurallar koymamak,anı bozmamak,fedakar olmak,ben yerine biz demeyi öğrenmek lazımmış.


Biz olmak öyle yazıldığı gibi dillendirildiği gibi kolay değilmiş aslında.İki kişinin bir olmayı başardığı bir hayat;karşılıklı vazgeçişler,vaz geçerken kendine ait olandan yara almamayı başarabilmekmiş biz olmak...Esas olanın aşk olması,amacına yönelik davranmakmış aşk.Hesap yaparak işin içinden çıkılmazmış aşıksan eğer.Matematiği 1+1=1 miş aşk'ın...


Ve bugüne kadar saygı duyduğun tüm sevdiklerini kaldırıp atabilme kudretiymiş.Bazılarını en derininde saklama cesaretiymiş aşk ve gizleyebilmekmiş ötekinden ,yara almasın,bir an için şüphe duymasın diye senden...Ama masumca saklamakmış,değer verene değer verebilmek adına...


Adını unutmakmış aşkının,aşk olmasıymış adının...

Dünya tersine dönse de o yanındaysa ayakta durabileceğine inanmakmış aşk...

En yalnız olduğun an da bile iki kişi olduğunu hissetmekmiş aşk...


Aşk,aşkım'mış...

27 Ekim 2010 Çarşamba

Hayattan Sıkıldığım Anlar...


Bu aralar çokça depresifim...

Düşündüm taşındım ve bu aralar hayatın benle ilgili bir sorunu olduğuna karar verdim.Aslında belki de hep vardı.Doğduğum günden bu yana ...

İnsan akrabalarını seçebilse keşke ;ne bileyim belli bir yaşa gelince ,ağabeyini satılığa çıkarabilse mesela,yada daha duyarlı bir teyze satın alabilse kendine,sırf kendi problemlerini anlatan sonrada neyse işte böyle deyip telefonu kapatan kuzenini değiştirebilse uygun başka bir kuzen modeliyle...

Ama yok işte ,olmayınca olmuyor...Hal böyle olunca da kötü günlerinde yanında olduğun ama senin kötü gününde yanında olabilmeyi başarmak bir yana bir de başına kötülük getiren bir sürü yakının oluyor...

Arkadaşlara hiç gelmeyelim bile...Bu konuda hiçte yetenekli olduğum söylenemez çünkü.Bir türlü şu yakınlık derecesini oturtamayanlardanım.Bazen birilerine yetişeceğim derken ikiye bölüneceğimi hissediyorum...

* * *
Sigarayı bırakmak için bir ilaca başladım.Adı Champix...Başarılı olduğunu gördüğüm çok sayıda tanıdığım var ancak yan etkileri çok.Şizofren,paranoya,ajitasyon,aşırı saldırgan eğilimler ve depresyon başta geliyor...Sadece 30 gün kullanıyorsunuz...Bu gün 7.günüm...Yukarda anlaşılacağı üzere ben çok iyiyim...:)))

Ama bir de şöyle bakmak lazım ki ;ilaç belki de ne kadar b..tan bir hayatım olduğunu göstermiştir bana...

Velhasıl kelam bu kızın gene kaçası tuttu bu aralar...

Unutmadan ,korkmayın yanlız değil kaçışları artık...aşkısı yanında...

Sevgiyle Kalın

5 Ekim 2010 Salı

Teneke Varil


Bir varil lazım bana,şöyle büyücek bir tane.Kolay değil 31 seneyi yakacağım içinde...Sonunda ikna ettiler beni de,yeni bir yaşam için ,eskilerine veda etmeyi bilebilmeli insan...


Kimini sırtımda taşıdım en ağır yükten daha ağırdı,kimini kalbimde taşıdım yaraladığını bile bile...Kimi yüzümde bir yerlerde saklı,kimi gözlerimin taa içinde...


Neler var içinde bir bilseniz,ne çok eşya,ne çok anı,ne çok sevda,ne denli gözyaşı...Hırçınlıklarım,asiliklerim,ilk aşkım,nice hatam,kabahatlerim,cezalarım,gülümsediklerim ,kahkahalarım...


Kimi bir kitabın sayfa ayıracında saklı,kimi bir oyuncağın boynu bükük duruşunda,kimi sararmış bir fotoğrafta...Bazen bir sinema biletinde onlar,yada bir kaset kağıdında ve hatta eski ama sahibinin hiç kullanamadığı bir gitarın tellerinde saklı onlar...


Uzun uzun yazmaya gerek yok,şimdi veda valktidir...Hüzünle değil ama sevinerek,severek güle oynaya bir vedadır bu...


Bugüne kadar hep yanımda taşıdığım geçmişimden, kendimi hediye ettiğim adam için ,o beni en çok seven için,sevdiğini hem gözlerinin içinde,hem sözlerinin içinde bulabildiğim adam için vazgeçiyorum...


Kenara ayırdıklarım var elbet;annem ,babam ,can dostlarım,martı jonathan,kozalaklar,midye kabukları,misketlerim,çocukluğuma dair bir kaç güzel anı ve okul yıllarım...


Geri kalan herşeyi ,hayatımda ki en değerli şeyden daha az değerli oldukları için,bana onun kadar değer vermeyi başaramadıkları için ve belki de benim için o kadar değerli olmadıkları için siliyorum,yakıyorum,yırtıyorum...Geçmişte bana ,benden olana yapıldığı gibi yeni bir hayat için eskilerimden vazgeçiyorum...


Sevgiyle Kalın...


Not:Eski yazılarımda bu temizlik kampanyasına dahildir.:)

18 Eylül 2010 Cumartesi

Tuttum,bırakmam....


İçimde bir şey taşıyorum...

Adı yok...Huzursuz birşey ,yolunda gidememenin habercisi birşey

Bir şey var biliyorum,ama bulup çıkaramıyorum.

Sonunu başından bildiğim filmleri izler gibiyim...

Acıyacak canım sonunda hissediyorum,ama gene de...

Bu kez kaçmadan,bu kez korkmadan,bu kez tüketebilme umuduyla,

Buradayım,tam karşında,hemen yanında...

Tuttuğum o eli bırakmamaya kararlıyım.

Bu kez yolun sonu varsa eğer,

Oraya seninle varmaya kararlıyım...

Sadece dualarım var iç sesimi bastıran,sadece onlar,Tanrı'ya yakarışlarım var,

Kendi kendimi yalancı çıkarmak adına...


Bu kez tuttum,Bırakmam!!!

10 Eylül 2010 Cuma

İşte Geldim Burdayımmm...:)


Bu gün sonunda lütfedip ,bloğuma bir gireyim dedim...Birde ne göreyim ,herkesler bana küsmüş ,hatta blog'um bile bana küsmüş.Kendi derdimize düştük ,dünyada neler oldu unuttuk diye kızdım kendime...


Ama yağma yok,benden bir süre öyle düzenli uzun yazılar beklemeyin söyleyeyim şimdiden...Neden mi?


Nazar değecek ,birşeyler olacak ,bu iş bozulacak diye ödüm batlıyor ama söyleyeceğim;


EVLENİYORUM...:)


Çığlıklar ve tebrikler için lütfen cep telefonumu mesai saatleri dışında kullanınız,soru yağmurlarına gelince onun için hiç aramayınız.Valla vazgeçer başınıza kalırım ,bir on sene daha benim sümüklü yazılarımı okur hepbirlikte ağlarız...:)


Gene de kafada oluşacak bir kaç basit soruyu cevaplandırıyorum;


-Tarih henüz belli değil ;alternatiflerimiz var ...10.10.2010 gibi yada tanışma yıldönümümüz olan 21.12 gibi .Lakin bahar gelini olmayı hayal eden ben bu işlere pek gönüllü olmamakla birlikte ,31 senede bir kere buldum,kaçırmasam mı diye de düşünmüyor değilim...

-Damat bey asker ;Deniz Subayı ;Üstteğmen (yakında kıdemli olacak)(Nasıl havaya girmişim değil mi?)

-Kendileri benden genç ,1,5 yaş kadar,oğlak burcu .Kaptım çıtır kocayı :)

-Vee kendisiyle 21 Aralık'ta 7 . senesine girecek bir beraberliğimiz var.Nasıl yani demeyin,3,5 senelik büyük bir aşk ve 3 senelik bir ayrılık...

-Düğün yapmayı düşünmüyoruz...Israr etmeyin,bu konuda fikri sabitim.Ama elbette can dostlarımla nikah sonrası eğlenmeye gideceğiz.



Bu arada ,herşeyi burada tıkır tıkır yazdım ya ,aslında herşey bu kadar net ve günlük güneşlik değil...Maddi sorunlar,onun tayin durumu,belirsizlik,annemiz,nerde oturacağımız vs,vs...Yani anlayacağınız sıkıntılı bir süreç...Ehh ne diyelim işte nasip kısmet....


Bu vesile ile gecenin bu köründe Ramazan Bayramınızı tebrik ederim.Büyüklerimin ellerinden,küçüklerimin yanaklarından öper,yatağıma doğru giderim...


Herkese şeker tadında bayramlar...


Sevgiyle Kalın....

SAYAÇ

Sitenizesayac.com