24 Mayıs 2010 Pazartesi

Şiir Yazan Adam'a Şiirle Veda


BENİ GÜZEL HATIRLA


Beni güzel hatırla
Bunlar son satırlar
Farzet ki bir rüyaydım esip geçtim hayatından
Yada bir yağmur sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu kaybolup gittim
Belki de bir rüyaydım
Senin için...
Uyandın ve ben bittim
Beni güzel hatırla
Çünkü sevdim seni ben her şeyini
Sana sırdaş oldum dost oldum koynumda ağladın
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini
Beni üzdün kınamadım
Alışıktım vefasızlığa el oldun aldırmadım
Beni güzel hatırla
Sayfalarca mektup bıraktım sana
Şiirler yazdım her gece
Çoğunu okutmadım
Sakladım günahını sevabını içimde
Sessizce gittim senden öncekiler gibi sende anlamadın
Beni güzel hatırla
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar
Gülüşümü gözlerimi sonra sesimi bıraktım
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka
Söylenmemiş merhabalar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda
Ne arasan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda
Beni güzel hatırla
Dizlerimde uyuduğunu düşün
Saçını okşadığımı üşüyen ellerini ısıttığımı
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne
Alnından öptüğüm dakikaları
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun
Bu da sana son sürprizim olsun
Şimdi seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla
GİDİYORUM …


Orhan Veli Kanık


Not: Teşekkürler Sıradan bir sazan... ve teşekkürler Bedardem...
Not 2: Uzak geceyle büyüdü...

Sustum (Adam'a)


Bu kadar canımı yakabileceğini ben bile ummazdım…


Boğazım düğüm düğüm,günlük işlerimi yaparken gözlerim kendiliğinden ağlıyor ben bahar nezlesi diyorum.Bu kadar sevmiş miydim ben seni yoksa senin gözünde bu kadar değersiz olmak mı yıktı beni ayrımında değilim.Sadece çok canım acıyor,onu biliyorum.


Eski yazışmalarımızı okuyorum,sanırım sado mazoşistim.Okudukça daha çok acıyor canım çünkü.Bütün bunları yazan adam sen miydin sahi?Ben o adamı sevmişim,sen o adam ol diye beklemişim ,sense hiç o adam olmamışın.Mesela benle iki kelime konuşmak istemeyen sen benimle sohbet etmenin müthiş bir şey olduğunu söylemiş .Hangisi sensin ?Bu kadar çabuk nasıl değişebildin?Dilim varmıyor söylemeye ama ve hatta yakıştıramıyorum sana ama tüm bunlar kandırmak için miydi beni?


Tuhaf öfkeli değilim bu sabah.Aksine ölesiye durgunum,öyle ki mecbur kalmadıkça konuşmuyorum ama gözlerim…Bir onlar durmuyorlar …


Oysa ne hayaller kurmuşun…Üstelik ben değil sen kurmuşun.Galiba bittiğinden çok yaşanmamışlıklara acıdığımdan ağlıyorum ben.Hiç vapura binemediğimizden,hiç tren seyahati yapamadığımızdan,gitmek istediğimiz yerlere gidemediğimizden…


İnsanoğlu ne tuhaf;bir yanım hala şimdi arayacak ‘Ah be deli kadın nedir bu ikimize de ettiğin bir sus bir dur ‘ diyecek diye bekliyor…Ama boşa çıkacak umutlarım biliyorum…


Neyse sevgili ,uzun uzun yazmayacağım.Ben sana ulaşmayı beceremedim.Sen o elini bir türlü bana uzatmak istemedin.Göremedin,sevgin azaldığı an küçük bir çocuk gibi tepinişimi karşında,anlayamadın korkularımı,kaygularımı,saramadın beni…Böyle düşümek istiyorum ben ,böylesi daha güzel.Çünkü ötekisi acıtır beni,kaldıramam…


Sen beni hayatına dahil edemedin ,ben içinde olmadığım bir hayatı seyredemedim.Şimdi zaten hiç birleştirmeyi başaramadığımız iki hayatımız ve bir yolumuz var.Kötü bir şey söylemek istemiyorum ardından,sende söyleme,güzel bir yerinde sakla beni….


Yolun (m) açık olsun…


Hoşça kal…

19 Mayıs 2010 Çarşamba

Babam'a Benzeyen' Adam'a '


Ellerin sevgilim,evet ellerin nasıl da babama benziyor o kalın bilekli ellerin…Sadece ellerin olsa yine iyi sen babama benziyorsun sevgilim.Ne kadar çok korksam da ve ne kadar çok sevinsem de çaresi yok babama benzeyen bir adama aşığım ben sevgilim.

Onun gibisin,uzak…
Onun gibisin ,sevgisi içinde saklı…
Aşılması gerekli duvarların var senin
Ve bilinmez belki annem gibi bir ömür versem duvarın ardındakini görememe ihtimali…

Ve ne acı
Ben ki sabırsız
Ben ki tezcanlı
Ben ki vesveseli anamın kızı
Tut ki babam gibi birine aşık…

Tesadüf mü bunun adı …

Yoksa tarih miydi tekerrürden ibaret…

16 Mayıs 2010 Pazar

Şiir...


Bazen tek bir şiir ve hatta tek bir dize anlatmak istediğiniz herşeyi anlatıverir sizin ağzınızdan...Bana da öyle oldu.Önce arabanın radyosundan geldi buldu beni sonrada buraya taşıdı kendini...

Ismarlama aşklara tahammülüm yok artık
Ya beni adam gibi sev ya da çek git yolumdan.

Bir gülüş bir salınışsa tek verebildiğin, istemez.
Tutku isterim ve delice sevmek!
Bi coştumu dur durak bilmez bu yürek.
Yüreğini isterim, yürek ister benle sevişmek
Ya adam gibi ya da çek git!

Her gün biraz daha zorlaşarak çıldırtmaksa niyetin
Ama seviyorsan yeter ki;ki zaten yüreği ortaya koyduk,
Tamam o zaman.

Ben bi deli çocuk, ama ısmarlama aşklara tahammülüm yok artık.
Ya adam gibi ya da çek git...

11 Mayıs 2010 Salı

Deniz Baykal Skandalı


Dünden beri hepimizin gündemine oturdu Deniz Baykal’ın skandal istifası.Hal böyle olunca bende bu konu hakkında ki düşüncelerimi paylaşmak istedim.


Hatırlarsanız bundan birkaç sene önce de Ali Kırca’nın benzer bir videosu internete düşmüş,elden ele gezmiş.Ali Kırca kınanmış,yuhlanmış,kanal değiştirmek ve hatta bir süre ortadan kaybolmak zorunda kalmıştı.Şimdi de Deniz Baykal…


Her ikisinin de bahsi geçen videolarını izledim.Hatta Ali Kırca için çevremdekilere hayli dil döktüm.Bize ne dedim adamın fantezi dünyasından.Alan memnun satan memnun,kadın kalkıp suç duyurusunda mı bulunmuş ‘bu adam cinsel ilişki esnasında bana vurdu ‘diye.Yok! Eeee o zaman bize ne!!!Size ne ve hatta kime ne?Şimdi bana kalkıp toplumun önünde olan insanlar ,genç bireyler örnek alabilir demezsiniz umarım.Çünkü hepimizin emin olduğu bir şey varsa o da ne Ali Kırca’nın ne de Deniz Baykal’ın mahrem görüntülerini Türk kamuoyuyla paylaşmak arzusunda olmadığıdır.


Deniz Baykal’ın böyle bir sebepten istifa etmesinden ötürü gerçekten üzüldüm .Ama;CHP’nin Deniz Baykal’dan kurtulmuş olmasından ötürü duyduğum sevinç bu üzüntüyü bastırdı açıkcası.

Gözlemlediğim;bizim ülkemizde maalesef bireyler o koltuklara oturduktan sonra her ne pahasına olursa olsun buna Saadet Partisiyle koalisyon yapmakta dahil , kendi partilerine zarar vermek uğruna yerlerinden kalkmıyorlar.Son seçimlerde birçok insanın CHP’ye oy vermemesinin ve haliyle AKP’nin seçimden 1. parti olarak çıkmasının tek sorumlusu zannımca Deniz Baykal’dan başkası olamaz.


Bu vakitten sonra Türkiye için temennim CHP’nin başına güven verecek ve oy toplayabilecek bir başkan gelmesidir.


Tabii can sıkıcı bir ihtimal daha var ki ;o da Deniz Baykal’ın fiziksel olarak ortada olmamasına karşı bir kuklayı koltuğuna oturtup yönetime kaldığı yerden devam etmesidir.


Son olarak yazık diyorum Türk Sol’una.Bence AKP örnek alınmalı.Adamlar senelere yayarak,hiçbir yatırımdan çekinmeden kendilerine oy verecek bir nesil yetiştirdiler.Alt yapıyı kuvvetlendirdiler .90’ların ortasında üniversite hazırlık kurslarına gidenler FEM dersanesinin hikayelerini hatırlayacaklardır.Sizce orada iyi eğitim karşılığında namaz kılmaya oruç tutmaya zorlanan ve üniversiteyi kazanan o öğrenciler şimdi nerede?

Bu işler memleket elden gidiyor vaazlarıyla olmaz,ağız dalaşıyla muhalefet ederek hiç olmaz.AKP’nin vakti zamanında yaptığını yapmak gerek,onlar gelecek nesile yatırım yapıyorsa bizimde yapmamız gerek.Ama ne yazık ki bugüne kadar Türkiye’de yönetimi devralan hiçbir parti bunu düşünemedi.


Dilerim hepimiz için hayırlı olur…



Not:Hani diyorum siyasete mi atılsam acaba? :)


9 Mayıs 2010 Pazar

Annem’e


Keşke neşeli bir şeyler yazabilseydim buraya anne.Ama olmuyor işte konu sen olunca …Daha anne der demez seller akıyor bende.Oysa sen hiç sevmezsin ağlamamı,hatta ağlayan insan sevmezsin.Dik durmalı insan dediğin senin için.O yüzden cenazende bile ben çok ağlayamadım anne.Hatta gelirken sana vapurda çok sevdiğin martılara simit verdim sıradan bir günmüş gibi…Bir tek işte bilirsin sen ,seni getirince camii avlusuna koptu bir şeyler bende anne…Dayanamadım…Sonrasını anımsamıyorum zaten anne,sende anımsama…Sonrası kötü ,alıp seni toprağın altına koydular,sonrada üzerini kapadılar hele o tahtalar yok mu o tahtalar…


Bugün anneler günü. Artık saymıyorum bu kaçıncı sensiz anneler günüm.Onca sene geçti ne anne olabildim ne anne diyebildim.Sana verdiğim sözlerin hiçbirini de yerine getiremedim.Hala Şafak adında bir kızım yok mesela .Şafak kızı Başak ,Başak kızı Şafak olamadık biz anne.Olacağımız da yok bilesin bu vakitten sonra.Kızın öyle yalnız öyle ıssız yaşayıp gidiyor işte.


Hala hırçın hala dik başlıyım ama yaşlandıkça daha bir sen oluyorum galiba .Dayım ne vakit görse gözleri dolarak ‘Hoş geldin Şafak’ diyor.Sanırım o da seni özlüyor ama onu kıskanıyorum ben anne.Çünkü senle benden çok vakit geçirdi tıpkı ağabeyim gibi…


Yok işte,ne yapsam yerin dolmuyor.Özlüyorum seni.Cebimde hep en son geldiğimde senden aldığım kozalak,zor anlarımda kimseye çaktırmadan onu sıkıyorum avucumda anne.Sanki aramızda gizli bir sembol gibi,ben onu sıkınca sen koşup geleceksin imdadıma…


Ama gelmiyorsun anne…Bense zamanı geri almak istiyorum hep.Hani bana her gece tekrar tekrar kırmızı başlıklı kızı anlattığın gecelere dönmek istiyorum.Gene sesini boğuklaştırıp kurdun taklidini yap sonrada beni gıdıkla istiyorum.Sahi ne çok gülerdim ben,artık gülmüyorum anne..


Şu kızın ,ayışığın,papatya prensesin her şeye her acıya dik durdu da bir yokluğuna duramıyor artık anne…Üstelik hayat zor,hayat insafsız…Doğru ne,yanlış kim karışmış artık birbirine …Yardımına ihtiyacım var ne olur gel anne…


Ne olur gel

Kızın yorgun

Kızın bezgin

Kızın ıssız

Gel annem…


Tüm annelerin anneler günü kutlu olsun….



8 Mayıs 2010 Cumartesi

****


Dün gece;


Alkol komasına girmek üzere olan bedenimi yatağa zorla sürüklüyorum ama nedense yatağı görünce yeni bir ağlama krizine giriyorum.Koca yatağın bir köşesine büzüşüp kalıyorum öylecene.Biri sarılsın diye bekliyorum.İstiyorum ki bilincim kapansın,hiçbir şey hissetmeyeyim.Evde ki bütün hapları toplayıp yutmayı yada bu yorgun bedeni camdan aşağı fırlatmayı düşünürken yakalıyorum kendimi….


Dik dur Başak diyorum !Dik dur! Sen yıkılmak nedir bilmeyenlerdensin.Acı çekebilirsin ama gene de dik dur!Kaderine inat,hayata inat dik dur!


Neden sonra uykuya kapanıyor gözlerim.


Sabah saat 5:00 ;uyanıyorum,bir yanım acıyor sanki.Fiziksel bir acı olmasa da tüm bedenim de hissediyorum varlığını.Kalkıp tüm odaları dolaşıyorum,ıssızlığımın farkındalığında…Telefonlara bakıyorum bir küçük umutla…Mesaj yazmak istiyorum ,gururum karşıma dikiliyor.’Olmuyorsa zorlama ‘diyor.Kendimi uykunun güvenli kollarına bırakıyorum bir kez daha…


Bu sabah;


Dün kü o neşeli kızdan eser yok,onca hayali kuran ben değil de başkasıydı sanki.Boğazımda bir yumru ve kalbimde kocaman bir sıkıntı annemin fotoğraflarına bakıyorum her çaresiz kaldığımda yaptığım gibi.Şimdi bir odadan çıksın dizine yatırsın beni,saçlarımı okşasın,gözyaşlarımı silsin istiyorum.Şu hırçın ,inatçı başına buyruk kızının içinde ki düğümleri birbir çözsün istiyorum.Ama işte O bile terk edip gitmiş beni ‘adam’ gitse çok mu?


Dik dur diyorum kendime.Hani çok sevsen bile ,arkana bile bakmadan gidebilirdin ya sen bunu bilerek yaşıyordun ya …Hadi yap şimdi diyorum kendime.Hadi kaldır rafa tüm hayallerini ,hadi alış yeniden yalnızlığına,hadi mühürle kalbini yeni baştan…


Korkmayın elbette yapacağım.Önce kendimi dışarı atacağım ,vuracağım yeniden yollara.Fotoğraf çekeceğim gene bol bol.Mutlu insan fotoğrafları ,belki sırrını öğrenebilirim fotoğraflarım anlatır bana .Uzak uzak yerlere gideceğim.Son kalan gücümle köklerimi sökeceğim topraktan,kuş olup uçacağım.Bilinmezliğe…Bilinmeyene

SAYAÇ

Sitenizesayac.com