23 Haziran 2008 Pazartesi

Babalar Günü Özel…


Biliyorum babacığım geç kaldım yazmaya,babalar gününü kutlamaya.Zaten bizim her şeyimiz geç kalmadı mı seninle.Çok geç kurmadık mı aramızda ki o babalarla kızlarına ait özel bağı.Sonra sen de annem gibi aldın başını gittin babacığım.

Biliyor musun kimselere söyleyemedim,belki sessizdi gözyaşlarım ama annemden daha çok yaktı canımı ölümün baba.Sen ,her ne kadar kendi ayaklarımın üzerinde dursam da benim güvenimdin baba.Aramızda bir sırmışcasına biliyordum hep başıma bir şey gelse koşar gelirdin,korurdun beni.Belki sevgini gösteremedin hiç,söyledin de zaten ama biliyordum artık beni sevdiğini.

Şimdi yaşıyor olsan ne çok gurur duyardın benimle babacığım.Oysa ben o son günlerinde bir çaba benle her ilişki kurma girişiminde nasıl da acımasızdım.Senin attığın her köprüye sırtımı döndüm ben.Çünkü içimde biriktirdiğim yalnızlıklarım,öfkelerim vardı benim.Bir suçlu lazımdı bana,o da sendin baba.

Keşke daha çok sevseydin beni,küçücük bir kızken baba.Mesela birlikte parka gitseydik,salıncakta sallasaydın beni.Sadece ikimiz bir şeyler yapsaydık.Ne bileyim futbol maçı da olsa birlikte bir yere gitseydik.Belki senin için Beşiktaşlı bile olurdum ben baba.Oysa şimdi elimde sadece birkaç silik anı var sana ait,bize ait.Ne zaman korksam odamda ki hayaletlerden sana sığındığım biri,kalbindeki suni kapakçıkların tık tık sesleri diğeri.Bütün çocukluğum o sesi dinleyerek geçti.Sanardım ki tüm babaların kalbi öyle atar.Ninni gibi gelirdi bana hep.Ama gün geldi o tık tık durdu işte baba.Çok erken bırakıp gittin beni baba.

Bak bir doğum günüm daha kapıda ;hani söz vermiştin bana bu kez çikolatalı pasta yerine daha kalıcı bir şey alacaktın bana.Üstelik şart mıydı 24. yaş günümde öğrenmen çikolatalı pastadan nefret ettiğimi.Razıyım kalıcı olmasın hediyem,meyveli olmasın pastam ama sen yanımda ol be baba.

Sen hep merak eder sorardın bir umutla ya, her gelen telefona erkek arkadaşın mı diye.Belki korkardın sen bu dünyadan gidince beni yalnız bırakmaya.Bir erkek arkadaşım var baba.Görsen sever miydin bilmiyorum.Beni mutlu ettiği için severdin hiç şüphesiz.Hem o da senin gibi kedilerle arası pek iyi değil.Üstelik birde kızı var baba.Geçen gece biz birlikteyken kızı aradı baba.İyi geceler demek için babasına,öyle içten karşılık verdi ki arkadaşım iyi geceler babacığım diye kızına.İçim cız etti baba.Sen neden hiç bana öyle içten iyi geceler demedin.Ama bak şimdi anımsıyorum,geceleri gelir uyumuş muyum diye kontrol eder,ışığı söndürürdün.Bense elektrik tasarrufu yaptığını sanırdım baba.

Ben o evde yaşarken bana bir kere bile seni seviyorum demedin baba.Belki kendi babasızlığından,belki sevgini göstermeyi becerememenden.Keşke daha çok sevseydin beni baba.O kadar derin yaralar açtın ki ben de ,yerine koyamadım ben senin sevginin,bulamadım ben hiç bilmediğim sevginin eşini bu dünyada baba.Oysa şimdi burada olsan beni hiç yatırmadığın dizine yatırsan artık kızıl olan saçlarımı okşasan,ben ağlasam tüm başımdan geçenleri anlatsam bir kerede ,beni tüm bunlar olurken korumadın bari şimdi koru desem ve sen bir daha hiç gitmesen.Çok mu bu isteğim baba.


Belki yaşarken ben de sana hiç söyleyemedim;


Seni Seviyorum Babacığım…

Kızın Başak.

1 yorum:

Cemre's Blog dedi ki...

Ne şeker, ne kanser, ne kalp yetmezliği...
Sevgisizlik bence ailemizin yaşadığı en büyük felaket...
Ve şu an umuyorum ki, bizim çoluk çocuğu toplayıp günübirlik Şarköy'e gideceğimiz günlerde, o çoktan tarih olmuş olacak bizler sayesinde...
Seni çok seviyorum ablacığım, hep çok sevdim, hep çok seveceğim :)
Cemre

SAYAÇ

Sitenizesayac.com