21 Temmuz 2008 Pazartesi

Sensiz Bir Pazar Gecesi

Aylar sonra ilk defa parmaklarım yazmak için buluştu klavyeyle.Oysa bunca gündür ne çok şey vardı yazmak istediğim…Yazmaktan korktuğum,çekindiğim,okunmasını istemediğim.Ne çok korkum vardı halbuki bunca zamandır yazarak paylaşmak istediğim.

Neyse ki Eylül sensiz olmak istemeyerek imdadıma yetişti adeta.Onun gözyaşları benim kilere galip geldi ve seni bu gece kapan o oldu.Hem öyle ya onun babası benim sadece erkek arkadaşımsın…

Bin kere sordum kendime neden girdim bu ilişkiye diye.Neden izin verdim seveceğini bile bile kalbimin seni seçmesine.Oysa haftalarca kaçmadım mı ben senden.Her görüşme talebine bin tane bahane uydurmadım mı?

Biliyordum taa en başından görebiliyordum;üzecekti bu ilişki sen üzmesen bile beni.Nasıl oldu ne zaman oldu ne çabuk oldu..Sevdim işte seni.Hani bir kere uykumdan sıçrayıp,gidiyorsun sanıp korkumdan demiştim ya seni çok seviyorum ben diye…Hani sende sade bir canım benim demiştin ya…

CANIM BENİM;ne çıkarmam gerek bu iki kelimeden…Senin sevgini söylemeyi sevmeyen bir adam olduğunu mu ? aslında bana karşı o kadar da yoğun duygularının olmadığını mı?zaten her gün sevgimi gösteriyorum bir de söylemeye ne gerek var diye düşündüğünü mü? Yoksa yalnızca yalnızlığı sevmediğini benimle yalnızlığını paylaştığını mı????

Bunları sana söyleyemem ama ben, daha bir çok şeyi söyleyemediğim gibi.Ne bekleyebilirim ki başkasının olan birinden.Sen aslında hiçbir zaman benim olmadın olmayacaksın ki…

Bu gece seni alan Eylül’dü yarın belki Ayşe.Nasıl söyleyeyim sana her gece kabus diye Ayşe’ye geri döndüğünü gördüğümü.Sabahları kalkıp bunun için gözyaşı döktüğümü ,bin kere aklımdan seni terk etmek geçtiğini de bir türlü beceremediğimi…Bir gün beni bırakıp gideceksin diye içimde korkular biriktirdiğimi.Sırf bu yüzden sana alışmamaya çalıştığımı ama kalbime söz dinletemediğimi …

İçimde öyle büyük bir hüzün var ki…Anlatamıyorum bile paylaşmak istediklerimi.Çareyi gene kendimi yola vurmakta buluyorum.Yol arkadaşım ,kara kızıma atlayıp trafiği felç ediyorum.Bu kez bana eşlik eden Sezen Aksu.Ses gene sonuna kadar açık,ayağım gazın hep üzerinde,basıp duruyorum.Şuurumu yitirip,ağlamaktan gözlerimin şiştiği bir anda soğuk bir şey içip sakinleşebilmek için yol üstünde bir BP istasyonunda duruyorum,deli bir öfke var içimde.Elimde sigaramla arabamdan iniyorum ve marketin önünde sigarayı tellendirmeye devam ediyorum.Sonunda öfkemi çıkaracak biri geliyor ve adamın biri gelip sigarayı söndürmemi söylüyor.Ben de de film o saniye kopuyor.Ağlayan sinirli bir kadına asla yanaşılmaması gerektiğini o adam bu akşam öğrenmiştir sanırım…

Sonra eve geliyorum tüm bunları yazarken sen arıyorsun.Eylül’ü almışın .Kızdın biraz galiba diyorsun bana.Tabii ki kızmadım diyorum anlayışlı sevgiliyi oynuyorum.Sesim titriyor gözümden akan yaşları hissetmeyesin diye çarçabuk telefonu kapatıyorum.Sana kızmadım sevgilim.Nasıl kızayım ki ?Mantıklı hiç kimse bir kız çocuğunun babasının yanında uyumak istemesine kızmaz.Sadece tüm bunlar bana çok ağır,yaşamadığım yaşamak istemediğim türden.Sanki ben fazlalığım aranızda.O kadınım,adı ağza alınmayan bir hayalet gibi hep ortada olan ve hiçbir hakkı olmayan.

Sana kızmadım sevgilim ,var olduğun için her gece şükrediyorum,benim kızgınlığım zamana….

Hiç yorum yok:

SAYAÇ

Sitenizesayac.com