13 Nisan 2008 Pazar

Bisiklete binmeyi öğrenmenin bedelleri;canım çürükler….

Her cumartesi olduğu üzere bugün gene psikolog randevum vardı.Artık her hafta sonu değil iki hafta da bir görüşeceğimizin müjdesini verdi Özden Hanım.Senin bana pek de ihtiyacın yok dedi.Yani bilmek isteyenler için söylüyorum bazılarının düşündüğü gibi ne histerik’im ne de ileri derece de saplantılarım var.Esasen zor geçmiş bir hayat ve kalp kırıklarım var hepsi bu… Zaten ne psikoloğum ne de yeryüzünde ki herhangi bir kimse zor geçirilmiş bir hayata yada defalarca kırılmış bir kalbe merhem olamaz.Ama bundan sonra o kalbi kırdırmamanın formüllerini öğrenmeye yardımcı olabilir.Benim de psikoloğa gitmemin temel amacı bu zaten,yoksa kimse merak etmesin her insan ne kadar deliyse ben de o kadar deliyim….(Delirtenler utansın!)

Başlıktan da anlaşılabileceği gibi herkesin 5-10 yaş grubunda yaptığı bir eylem olan iki tekerli bisikleti öğrenme olayını ben 28 yaşında gerçekleştirmeyi deniyorum.Daha önce de bahsettiğim gibi sevgili kuzenim bu konuda hem öğretmenlik hem de moral hocalığı görevini üstlendi.Ama itiraf etmeliyim bu iş düşündüğümden hayli zormuş.Şöyle ki pedalla bisiklet arasına sıkıştığından çürümüş bir sağ ayak,işin yoruculuğundan ve benim hımbıllığımdan ağrıyan bacak kasları ve bisiklet selesinin inanılmaz rahatsız bir cisim olmasından ötürü otururken bir hayli acıyan bir popoya sahibim.Kimse gülmesin…Benim ki oldukça cesaret isteyen bir iş,hayatta kaç insan tanıdınız cumartesi günü öğlen saatlerinde Fenerbahçe sahilinde 28 yaşında bisiklete binmeyi öğrenmeye çalışan…Doğallığıyla bugün bir hayli bana bakıp gülümseyen yüz gördüm ama doğuştan cesur ve azimliyim .Yaz sonuna kadar Fenerbahçe’den Bostancı’ya ,oradan da adalara gidebilecek kadar bisiklete binebiliyor olacağım.Böylelikle ilk gençlik yıllarımdan beri hayalini kurduğum bir şeyi daha gerçekleştirmiş olacağım…

Merak edenler ve kafasında soru işaretleri oluşanlar için açıklama yapma gereği duyuyorum.Bugüne kadar burada çok farklı bir formatta yazılar görmeye alıştınız biliyorum.Yani şu ana kadar hiç sahibine mektupların sahibini anmadım.Bugün onu hiç aklımdan geçirmedim demeyeceğim,bu koca bir yalan olur.Artık onu sevmiyorum demeyeceğim bu da yalan olur.Ama kafamda ona dair bir analiz yaptım ;artılarını ve eksilerini kağıda döktüm.Bunu başka bir yazımda belki sizlerle de paylaşırım.

Sadece her son bir başlangıçtır ve ben de kendime daha sağlıklı bir başlangıç şansı tanımaya çalışıyorum.Benim olmak istemeyen,beni hayatına kabul etmeyen bir adamı kalbimde daha ne kadar barındırabilirim bilmiyorum.Bu bir süreçtir ve elbette ben sahip olduğum güçle sahibine mektuplara çok daha mutlu ve umutlu yazılar yazdıracak,hayattan ve sevmekten korkmayan,yanımda olmaktan mutluluk duyan yeni bir sahip bulma umudundayım sahibine mektuplara…Umarım başarırım…

1 yorum:

Adsız dedi ki...

.........

Yangınlar,
Kahpe fakları,
Korku çığları
Ve irin selleri, aç yırtıcılar,
Suyu zehir bıçaklar ortasındasın.
Bir cana, bir başa kalmışsın vay vay!
Pusatsız, duldasız, üryan
Bir cana bir de başa
Seher vakti leylim -leylim
Cellat nişangahlar aynasındasın.
Oy sevmişim ben seni...

Üsküdardan bu yan lo kimin yurdu!
He canım...
Çiçekdağı kıtlık, kıran,
Gül açmaz, çağla dökmez.
Vurur alnım şakına
Vurur çakmaktaşı kayalarıyla
Küfrünü, Medetsiz, Munzur.
Şahmurat Suyu kan akar
Ve ben şairim.

Namus işçisiyim yani
Yürek işçisi.
Korkusuz, pazarlıksız, kül elenmemiş,
Ne salkım bir bakış
Resmin çekeyim,
Ne kınsız bir rüzgar
Mısra dökeyim.
Oy sevmişem ben seni...

Ve sen daha demincek,
Yıllar da geçse demincek,
Bıçkılanmış dal gibi ayrı düştüğüm,
Ömrümün sebebi, ustam, sevgilim,
Yaran derine gitmiş,
Fitil tutmaz, bilirim.
Ama hesap dağlarladır,
Umut, dağlarla.

Düşün, uzay çağında bir ayağımız,
Ham çarık, kıl çorapta olsa da biri
Düşün, olasılık, atom fiziği
Ve bizi biz eden amansız sevda,
Atıp bir kıyıya iki zamın
Yarının çocukları, gülleri için
Herbirinin ayvatüyü, çilleri için,
Koymuş postasını,
Görmüş restini.
He canım,
Sen getir üstünü.

Uy havar!
Muhammed, İsa aşkına,
Yattığın ranza aşkına,
Deeey, dağları un eder Ferhadın gürzü!
Benim de boş yanım hançer yalımı
Ve zulamda kan-ter içinde, asi,
He desem, koparacak dizginlerini
Yediveren gül kardeşi bir arzu
Oy sevmişem ben seni...
A.A

ayşe hanıma

aregezeran

SAYAÇ

Sitenizesayac.com