20 Nisan 2008 Pazar

Son Mektup - Siyah ve Beyaz…

Anladım artık…Ya da gerçekleri gördüm,seni göremedim ama gerçekleri gördüm.Var olup olmadığını bilmediğim,eğer karşılaşsaydık gerçekten bu kez tesadüf olacağı kesin bir konserdeydim.

Evet dün gece Emre Aydın konserindeydim.Eminim eğer karşılaşsaydık bunun da web sitende gitmeyi planladığını yazdığın için benim sana ulaşma oyunlarımdan biri olduğunu düşünecektin.Ama öyle değildi.Ben günler öncesinden o konserin biletini almıştım bir kere.Emre Aydın konser biletiyle birlikte kendi sonumun biletini de kestirmiştim aslında.

Çünkü cumartesi sabahı uyandığımda o konsere gitmemek için ne gerekirse yapabileceğimi hissettim.Sanki idamını bekleyen bir suçlu gibi saatleri takip ettim,kaçışı yoktu bu işin gidilecekti,gidilip o ağır tokat yenilecekti.Gerçeğin tokadı…Benim olmadığını ve asla da olmayacağını gözlerimle görmenin tokadı olacaktı adı.Ve hatta belki de yanında sevgilin olacak,böylelikle tokadın ağırlığı da artacaktı.

Son bir ümit,yol boyunca belki görünmez bir kaza yaparım diye beklediysem de o da olmadı…Bir gözüm hep kapıda geleceğin anı bekledim durdum,üzerinde ne olabileceğini bile tezahür etmeye çalıştım.Siyah bir şeyler olmalıydı muhakkak,belki de mavi…

Beklenen olmadı,hiç gelmedin yada ben seni hiç göremedim.Ama o kaçıp kurtulma hissi var ya,sanırım karşılaşmamıza gerek kalmadan ben gerçekle yüzleştim.Sen asla benim olmayacaksın.Beni sevmeyeceksin,biz asla hayal ettiğim gibi birbirine aşık o harika çift olmayacağız,birlikte geçireceğimiz her anı zamandan çalamayacağız.Elele tutuşup adalara gitmeyeceğiz yada sıcağa çalan bir bahar akşam üstü Beşiktaş rıhtımındaki cafelerden birinde çene çalmayacağız.Hem büyük ihtimalle sen bu olası fikirlerden bile nefret ediyorsundur.Sen hiç bana gelmeyeceksin…Ortada olan ve benim bunca zamandır kabullenmek istemediğim gerçek bu.

Gene de uzun süredir heyecanlanmadığım kadar beni heyecanlandırdığın için, aşkın o ‘a’ haline özgü bütün muhteşem duyguları tattırdığın için,hiç tanışamamış da olsak kendimi özel hissettirdiğin için sana teşekkür ederim orijinal adam…Kısa süreli de olsa bu hayattan geçtin ve inan bana çok da iyi ettin.

Artık biliyorum.Biz aslında birlikte olsak bile mutlu olamazdık.Sen benim,ben senin aradığın değildim.Hayallerimiz farklıydı bizim.Benim ki sadece bir yanılsamaydı öyle olduğunu varsaydım ,varsaymak istedim.Ben kendime kandım,sen bana kanmadın.Aslında iyi de yaptın,olsaydı da kansaydın şimdi daha çok acıyacaktı belki de canlarımız.

Sanırım bu sana yazdığım son mektup.Senin uzun zaman önce ayırdığın yollarımız,bu kez geçte olsa benim tarafımdan bu güzel ilkbahar gecesi ayrılıyor.Sayende kendime sayısız kötülük ve sayısız iyilik yaptım.Tekrar tekrar teşekkür ederim.Artık hayatıma başka bir pencereden bakıyorum ve gülümsüyorum.Gene de itiraf etmeliyim bunları yazarken içimde biraz da olsa bir burukluk,aklımda senin o muhteşem gülüşün var.Umarım hayat hep güldürür seni.Yolumuz açık olsun…

Sana yaşattığım tüm o bıktırıcı şeyler için özür dilerim.Umarım deliliğime verip beni affedersin.

Artık gitme vaktidir.Gene bir istasyondayım ama bu kez kaçırdığım bir trenin peşinden koşmak için ya da onun bana geri gelmesini beklemek için değil.Ben artık kendi trenimi bekliyorum.Çünkü biliyorum o kaçan tren aslında benim trenim değildi.O tren beni gitmek istediğim yerlere asla götüremiyecekti.O trenin ufku bambaşka dünyalara açılıyordu benim ki bambaşka dünyalara açılacak.
Artık anladım sen Siyah,ben Beyaz…Hoşça kal orijinal adam,hayat kavganda sana güzellikler diliyorum.Mutlu olasın ve hep sevgiyle kalasın….

1 yorum:

Fatih Bal dedi ki...

içimde yanlızlık kol kol,
elimde sen narin papatya
gülümse bak gözlerimin içine
gidecek kadar yüzüm yok
korkulara terk etme bırak ellerimi
son sözü sen söyle
eyle eylekii bedenim dirilsin topraktan
öyle seyreğle kii bitmesin yoluna
yolum başladığı yerden ...

SAYAÇ

Sitenizesayac.com